Genel Çerçeve

25 Yıldır Kanayan Yara: HOCALI

Her şey planlandığı gibi gidiyordu, böyle giderse Azerileri dümdüz edip geçeceklerdi. Zaten Rusya da yanlarındaydı. Gözünü haritaya çevirdi, ortadaki Hocalı yazısına odaklandı, evet bu stratejik kasabayı ele geçirmekle kalmayacak, aynı zamanda Azerilere çok güzel bir ders vereceklerdi! Zaten koca kasabayı ufak sayılan bir polis gücü tutuyordu, kusursuz bir zafer olacaktı. Sigarasından bir duman daha aldı ve donuk gözlerle şunları söyledi: Hocalı Harekatı’nı başlatın…

Bir gece düşünün ailenizin, sevdiklerinizin, hayallerinizin, her şeyin saatler içinde yok olduğu bir gece. Tam 25 yıl önce Hocalı işte böyle bir gece yaşadı.

Tarihe Hocalı Katliamı olarak geçen bu olay kabaca Ermenistan ve Azerbaycan tarafları arasında yapılan Karabağ Savaşı sırasında Ermenistan kuvvetlerinin Hocalı Kasabasındaki sivilleri vahşice katletmesi şeklinde özetlenebilir.

Peki neden Hocalı? Neden bu kadar vahşice bir yöntem?

İlk sorumuzun cevabı Hocalı kasabasının stratejik önemidir. Nitekim Hocalı bölgede hava üssü bulunduran tek tepe olmasıyla beraber, önemli yolların kesiştiği bir yerdir. Aynı zamanda kasabayı koruyan tek gücün Alef Hacıyev komutasındaki 160 kişilik hafif silahlı polis gücü olması da bu kasabayı açık hedef haline getirmiştir.

Diğer sorumuzun cevabını katliamın sorumlularından dinleyelim. O dönemde Ermeni kuvvetlerin komutanı olan, bu günlerde Ermenistan Cumhurbaşkanlığı yapan Sarj Sarkisyan Hocalı hakkında şunları demiştir:

“Hocalı’dan önce, Azerbaycanlılar bizim şaka yaptığımızı sanıyordu, Ermenilerin sivil nüfusa karşı el kaldırmayacaklarını sanıyorlardı. Biz bunu kırmayı başardık ve olay işte bu…”

Yine Türkiye’nin ASALA ile yakından tanıdığı ve Hocalı’da da rolü olan Monte Melkonyan, katliamın Ermeni güçler tarafından yapılan bir intikam olduğunu açıklamıştır.

Hocalı’da Azerbaycan Cumhuriyetinin resmi açıklamalarına göre bir gecede 106’sı kadın 83’ü çocuk olmak üzere 613 Azerbaycanlı sivil vahşice katledilmiştir. 150 kişinin yaşayıp yaşamadığı belli değildir.

Katliamdan kurtulan Mürsel Hasanov 26 Şubat sabahını şöyle anlatıyor [1]

Hiç unutamadığım bir sahne var mesela bir aile üst üste ölmüştü. Baba ölüyor, onun üzerinde anne annenin üzerinde kızı öyle öyle bir aile ölmüş. Yakının üzerinde ağlarken ölüyorsun. Orada durmak ölmek demekti. Hareket edersen yaşama şansın vardı. Ben artık sürüne sürüne hendeğe indim gitmeye başladım. Baktım önümde biri var ona seslendim ‘yürüsene yolu tıkıyorsun’ diye. Baktım ses vermiyor ölmüş. Öyle bir manzaraydı. Dayımın oğlunu gördüm. Yol boyu dayımın 2 yaşındaki kızını kucağımda taşımıştım onu hiç bırakmadım sürüne sürüne Azeri köyüne geldik…

Yine kimi tanıklar, Ermeni askerlerin “çıldırmış gibi” sivillere saldırdığını, ölü bedenlerin derilerini yüzdüğünü, hamile kadınların karınlarını deştiklerini dile getirirler.

Katliamın tanığı Ermeni gazeteci Daud Kheriyan ise “Haçın Hatırı İçin” adlı kitabında şunları yazmıştır:

“Ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa’ya döndüm. Onlar Haç’ın hatırı için savaşa devam ettiler.”

Dünya basınının katliam hakkında attığı başlıklar vahşetin ne boyutlara ulaştığını anlamamız için yeterli olacaktır:

“Krua l’Eveneman” dergisi (Fransa):

“Ermeniler Hocalı’ya saldırdılar. Bütün dünya tanınmaz hale getirilmiş cesetlere tanıklık etti. Azerbaycanlılar çok sayıda insanın öldürüldüğünden haber vermekteler.”

“İzvestiya” gazetesi (Rusya):

“Video kamera kulakları kesilmiş çocukları gösterdi. Bir kadının yüzünün yarısı kesilmişti. Erkeklerin kafa derisi soyulmuştu.”

“Sunday Times”gazetesi (İngiltere):

“Ermeni askerleri binlerce aileyi yok etmiştir”

“Times” gazetesi (İngiltere):

“Birçok insan çirkin hale getirilmiş, masum kızın sadece kafası kalmış.”

Aradan geçen 25 yıla rağmen Hocalı Katliamı ile alakalı bir yargılama yapılmadı. Hocalı kurbanları adeta dünya tarafından görmezden gelindi. 

Bugün İnsan Hakları İzleme Örgütü Hocalı’yı “Karabağ savaşı sırasında yapılan en büyük katliam” olarak tanımlar. İslam İşbirliği Teşkilatı Parlementolar Birliği katliamı “soykırım” olarak tanımlamıştır. Yine aynı şekilde:

  • Azerbaycan
  • Meksika
  • Pakistan
  • Kolombiya
  • Çek Cumhuriyeti
  • Bosna Hersek
  • Peru
  • Honduras
  • Sudan

ve ABD’nin belirli eyaletleri katliamı “soykırım” olarak tanımıştır. Türkiye -ne yazık ki- katliamı “soykırım” olarak nitelendiren ülkeler arasında değildir.

Son olarak Karabağ bölgesi yine cephe hattında yaşanan çatışmalarla ara ara gündemimize gelmektedir. Taraflar halen anlaşabilmiş değildir.


[1] Al Jazeera‘dan röportajın tamamına erişebilirsiniz.

Emojiyle tepki ver!
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
One comment
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.